dosteli

dinimiz,hakinda,her.sey,bulabilirsiniz
 
AnasayfaGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

KADINA BAKMAK

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
al_erbil
avatar
Cinsiyet: Erkek
Ne Mutlu Türküm Diyene !!!!®
Yaş : 41
Kayıt tarihi : 31/10/08
Mesaj Sayısı : 542
Nerden : islamdunyasindan
Kullanıcı profilini gör http://www.ask-mekani.benimforum.org
MesajKonu: KADINA BAKMAK C.tesi Kas. 01, 2008 11:40 pm

Herhangi bir kadınla evlenmek isteyen kimse, bir arada yalnız kalmamak şartıyla ona bakabilir. Cabir'in rivayet ettiği hadiste, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır:



"Evlenmek için bir kadına talip olan kimse yapabilirse nikahlamasına cezbeden yerine baksın.” Cabir anlatıyor: "Ben bir kadını istemiştim. Onu gizli olarak görmeğe çalışıyordum, nihayet onu görme imkanını buldum ve onunla evlendim."

İzni olsun veya olmasın evlenilecek kıza bakmakta bir sakınca yoktur. Çünkü Rasulullah (s.a.v.); mutlak anlamda bakmayı bize emretmiştir. Nitekim yukarıda geçen Cabir hadisinde "Ben ona gizlice bakıyordum" tabiri bunu ifade etmektedir. Ancak bu bakma işinin yalnızca bir arada olması caiz değildir. Çünkü Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olan kimse, yanında mahremi olmadan bir kadın ile yalnız başına bir arada bulunmasın. Çünkü onların üçüncüsü şeytandır."

Bu hadis genel olup, yukarıdaki hadiste yer alan istisna gibi evlenmek isteyen kimse hakkında herhangi bir istisna yapmamaktadır. Ancak, evlenmek isteyen kimse kadının el ve yüzüne bakabileceği gibi, el ve yüzünün dışındaki uzuvlarına da bakabilir. Zira el ve yüze bakmak genel bir ifadedir. Bu ifade evlenmek isteyen kimseyi kapsayacağı gibi evlenmek gibi bir düşüncesi olmayan kimseleri de kapsar. Dolayısıyla kadının eline ve yüzüne bakmanın evlenecek kimse ile sınırlı olmasının bir anlamı yoktur. İstisna el ve yüzün dışında kalan uzuvları kapsamaktadır. Çünkü hadiste yer alan; "Ona bakması" ifadesi, el ve yüzü kapsadığı gibi vücudun diğer uzuvlarını da kapsar. Ancak bu bakış, kadınla evlenmek için nikah yapmak gayesi ile onu daha iyi tanıma amacına yönelik olmalıdır.

Yine yüce Allah (c.c.)'ın hem mümin erkeklerin hem de mümin kadınların gözlerini haramdan sakındırmaları emri, kadınların da erkeklerin de harama bakmasını yasaklamaktadır. Fakat Cabir'in rivayet ettiği hadis, evlenmek isteyen kimsenin bakışını istisna kılarak erkeğin kadına bakmasına cevaz vermektedir.

Behz b. Hakim'in babasından, onun da dedesinden rivayet ettiği bir hadise göre; karı-koca vücutlarının her tarafına bakabilirler. "Dedim ki; Ya Rasulallah! Kapanması istenen avret yerlerimizi kime gösterip, kime göstermeyelim? Allah'ın Rasülü: “Avret yerini zevcen ve cariyenden başka, herkesten koru" buyurdu.”

Erkek, Müslüman olsun olmasın, kendi mahremlerinin yüz ve elinden başka, ziynet mahalli olan yerlerine de bakabilir. Bu hususta herhangi bir tahdid yoktur. Çünkü, bu hususta varid olan nass mutlaktır. Allahu Teâla şöyle buyurdu:

"Kendiliğinden görülen kısmı müstesna olmak şartıyla ziynetlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Ziynetlerini; kocaları veya babaları veya kocalarının babaları veya oğulları veya kocalarının oğulları, kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler." Ayette zikredilen bu kimselerin; kadının saçına, boynuna, bileklerine, halhal yerlerine ve bunların dışında ziynet mahalli olarak sayılan azalarına bakmaları caizdir. Çünkü, Allah (c.c.): "Ve ziynetlerini açmasınlar" buyurmaktadır. Ancak ayette adı geçen kimselerin; günlük iş elbiseleri ile çalışmaları esnasında mahremleri olan kadınların ziynet yerlerine bakabilecekleri belirtilerek genel hükümden istisna edilmektedirler. Şafiî (Ahmet b. Hanbel) Müsnedinde Ebu Seleme kızı Zeyneb'den rivayet ettiği hadiste Zeyneb şöyle demiştir: "Ben Zübeyr'in karısı Esma'dan süt emmiştim. Bu nedenle de Zübeyr'i baba olarak görüyordum. Başımı tararken yanıma girer, saçımın bir bölümünü tutar ve bana dön ve baksana, derdi." Yine rivayet edildiğine göre, Hudeybiye Sözleşmesi'ni yenilemek için Medine'ye giden Ebu Süfyan kendi kızı ve Rasulullah (s.a.v.)'in de zevcesi olan Ümmi Habibe'nin odasına girmişti. Ümm-i Habibe üzerine oturmaması için Peygamber (s.a.v.)'ın yatağını dürdü. Bunu yaparken ondan ziynetini gizlememişti. Bu hususu sonradan Peygamber (s.a.v.)'e anlattığı zaman Peygamber (s.a.v.) de ona ses çıkarmamıştı. Ebu Süfyan müşrik olduğu halde, ziynetlerini örtmesini kendisine emretmemiştir. Çünkü, babası olduğu için mahrem idi.

Fakat, mahrem olmayan ve aynı zamanda da evlenme talebinde bulunmayan ve koca da olmayan bir kimseye gelince: Eğer kadının erkeğe ve erkeğin kadına bakmak ihtiyacı ve mecburiyeti olduğu bir durum ortaya çıkarsa, bakılması gereken azaya bakılması mübah olur; o azanın dışında yüz ve el hariç herhangi bir azaya bakılmaz. Hekim, hasta bakıcı, hemşire ve araştırıcı olan kimseler, normalde bakılması haram olan azalara zaruret icabı bakabilirler. Rivayet edildiğine göre, “Nebi (s.a.v.) Beni Kureyza'ya Sa'd'ı hakem olarak tayin ettiği zaman Sa'd, davanın neticeye varabilmesi için onların eteklerine (avret yerlerine) bakmıştır." Osman (r.a.)'dan rivayet olunduğuna göre; “Hırsızlık yapan bir kimse kendisine getirtildi; Osman (r.a.) onun, buluğa erip ermediğini tespit etmek için: Onun eteklerine bakınız dedi. Baktıklarında, eteklerinde daha kıl bitmediği görülünce, hırsızlık suçundan dolayı elini kesmedi." Osman (r.a.) bu işi, sahabelerin gözleri önünde yaparken hiçbir sahabe buna karşı çıkmadı.

Şayet herhangi bir zaruret yoksa, kadının el ve yüzünden başka yerlerine bakılması haram olur. Aişe (r.anha)'ın rivayetine göre Ebu Bekir'in kızı Esma, ince bir elbise giymiş olarak Rasulullah (s.a.v.)'ın odasına girince, Allah'ın Rasulü yüzünü çevirerek şöyle dedi:

"Ey Esma! Kadın hayız görmeğe başladığı zaman onun şurası ve şurası -ellerini ve yüzünü işaret ederek- dışında kalan azalarının görünmesi doğru olmaz."

Allah (c.c.) Kur'an'da el ve yüzü "Kendiliğinden görünen kısımları müstesna" ifadesiyle istisna kılmıştır. İbni Abbas bu ifadeden kastın yüz ve eller olduğunu söylemektedir. Kadın tarafından ziynetin açılmasını yasaklamak, avret mahallini açmasını yasaklamak demektir. Kadının ziynet yerlerini açmasının yasak oluşu, mutlak olarak buralara bakmanın da yasak olduğuna delalet eder. Birtakım kimselerin kendiliğinden görünen yerlere bakabilmeleri konusunda istisna edilmeleri ise bakmalarının caiz olduğunu gösterir. Kadının şahitlik yapması gerektiği zaman gözlerinden tanınması, alış-veriş veya icare gibi bir işlemde gerektiği zaman ona müracaat edebilmesi, borç aldığı veya borcunu ödeyeceği zaman veya bir başka kadınla karıştırması gibi durumlarda kimliğinden emin olabilmesi için yabancı bir erkek, kendine yabancı bir kadının yüzüne ve ellerine bakabilir. Aynı şekilde kadın da erkeğin avret mahalli olmayan yerlerine bakabilir. Rivayet edildiğine göre, Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Mescitte oynamakta olan Habeşli'ye bakarken Allah Rasulü beni kendi elbisesiyle örtüyordu." "Bayram hutbesini okuyup bitirdikten sonra, Allah Rasulü, beraberinde Bilal olduğu halde, kadınların bulunduğu yere geldi. Kadınlara sadaka vermelerini emretti."

Bu hadisler, kadınların erkeklere bakabileceklerini Allah Rasülünün ıkrar ettiği hususunda açık ve net nasslardır. Aişe (r.anha)'nın mescitte oynamakta olan Habeşlilere bakması, avret yerlerinin dışında görünen bütün uzuvlarına baktığının delilidir. Kadının erkeğe bakması, avret yerlerinin dışında harhangi bir şeyle kayıtlı olmayıp mutlaktır. Amr bin Şuayb'ın babasından, onun da dedesinden rivayet ettiği bir hadiste Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

"Herhangi biriniz hizmetçisini, kölesi veya ücretlisi ile evlendirdiği zaman, göbekten aşağı ve dizden yukarısına bakmasın. Çünkü, bu kısım avret mahallidir." Bu hadis; göbekle dizler arasında kalan kısmın dışında kalan yerlere bakmanın mübah olduğunu ifade etmektedir. Bu mübahlık mutlak olarak kadın ve erkeğe şamildir. Ümmü Seleme'den rivayet edilen bir hadiste şöyle deniliyor:

“Ben ve Hafsa Nebi (s.a.v.)'in yanında oturmuştuk. İbn-i Ümmü Mektum girmek için izin istedi. Nebi (s.a.v.) bize; örtünün dedi. Ben: Ya Rasulullah! o, kör bir adam, görmez, dedim. Allah Rasulü: O, kör ise de siz onu görmüyor musunuz? buyurdu." Nebhan hakkında ise Nesei şöyle demektedir: "Biz, Zühri'nin dışında Nebhan'dan rivayet edilenleri bilmiyoruz" İbn-i Abdilberr: "Nebhan, meçhul bir kişidir. Ancak Zühri'nin bu hadisteki rivayeti ile bilinmektedir." Meçhul ravilerin rivayet ettikleri hadis zayıftır. Zayıf hadisle ise istidlal yapılmaz. Cerir b. Abdullah'tan rivayet edilen hadiste şöyle denilmektedir:
al_erbil Kullanıcısının İmzası
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

KADINA BAKMAK

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
dosteli :: İSLAMİ YAŞAM :: İslamda Kadın&Erkek -